• Rekabet Hukuku / Yayınlarımız

  • Uluslarüstü Birleşme ve Devralmalar üzerine Çerçeve Bildirim FORMU Prof. Dr. Arif Esin

    • Sayfa : 1/4
      1234>

     


    ULUSLARÜSTÜ BİRLEŞME ve DEVRALMALAR

    üzerine 

    ÇERÇEVE BİLDİRİM FORMU 

     


    Prof.Dr.Arif ESİN 





    Günümüzün ekonomisinde pazarlar giderek küreselleşmekte ve uluslararası alanda faaliyet gösteren teşebbüslerin sayısı hızla artmaktadır. Gerek global kriz, gerekse Ar-Ge faaliyetlerinin maliyetler üzerindeki yoğun baskısı teşebbüslerin birleşmelerini gündeme getirmektedir. Bu durumda da bir çok ülkede faaliyet gösteren çokuluslu şirketlerin birleşmeleri birden fazla ülkenin rekabet yasalarına tabi olmaktadır. Birleşen teşebbüslere birden fazla birleşmelere ilişkin denetim mevzuat kümesinin uygulanması, gerek birleşen taraflar, gerekse ilgili ulusal rekabet mercileri için özel sorunları ortaya koymaktadır. 



    OECD'nin Rekabet Hukuku ve Politikaları Komitesi geçtiğimiz yıllarda konunun değişik veçhelerini incelemiştir. 1994'de, Genel Sekreterliğin sorumluluğu altında, Günümüz Dünyası'nda Birleşme Örnekleri - Birleşme Denetim Prosedürleri hakkında bir Çalışma adlı bir rapor yayınladı. Bu alanda tanınan iki uzman, Londra Üniversitesi'nden Prof. Richard Whish ve Chicago Universitesi'nden Prof. Diane Wood tarafından hazırlanan Rapor, sözkonusu işlemlerin ortaya çıkardığı düzenleme sorunlarına bir ışık tutma amacı ile çeşitli uluslarüstü birleşmeleri örnek alarak gelişmeleri gözden geçirdi. 



    Rapor, birleşme/devralmaların denetimiyle ilgili uluslararası bir işbirliği kurulabilmesi için gerekli tavsiyelerde de bulundu. Bunlardan birisi, tek bir formatta genel bilgileri talep eden ve gerektiği hallerde farklı ülke eklerini kullanan, bir ya da iki modelde oluşuturulan izin formlarının hazırlanmasıydı. 



    Birçok ülkenin birleşmeleri denetleyen prosedürleri büyük benzerlikler göstermektedir. Sözkonusu yasal düzenlemelere bağlı olarak yapılan Bildirim Dosyaları, birleşme işlemini, birleşen tarafları ve ulusal rekabet yasalarına uygun olarak rekabet otoritesinin işlemleri araştırabilmesine ve soruşturulmasına yardımcı olabilecek bilgileri ve işletmenin ilgili ülkedeki faaliyetlerini tanımlayan verileri içermektedir. 



    Uluslarüstü birleşme yapan teşebbüslerin çeşitli ülkelerde rekabet otoritelerine bildirdikleri bu verilerin ortak yanları olmakta birlikte; milli mevzuatlar istenilen bilgileri farklı formlarda ve niceliklerde düzenlenmesini istemektedirler. Bildirim zorunluluğundaki bu tutarsızlık bazı durumlarda uluslarüstü birleşmelerin etkin bir biçimde denetlenmesini engellemekte ve diğer yandan da birleşen taraflara önemli işlem masrafları yüklemektedir. 




    Ülkeler arasında birleşme/devralma bildirim prosedürlerinin uyumlulaştırılmasının en azından iki yararı vardır: Taraflar birden fazla ülkenin yetkili mercilerine esas olarak aynı bilgiyi hazırlayıp sunduklarından, birleşen tarafların işlem masrafları azalacaktır ve bir birleşmeyi inceleyen ulusal yetkili makamlar arasındaki işbirliği, aynı ya da benzer bilgileri inceledikleri ölçüde, gelişebilecektir. 



    Öte yandan unutulmaması gereken bir husus da, her ülkede birleşmelere ilişkin yasal düzenlemeler kapsamındaki değişik esaslar ve yöntemler sözkonusu düzenlemelerin kaynağı olan ulusal yasalardaki farklılıkların bir ürünüdür. O halde, yasal farklılıkların bulunduğu bir ortamda, önemli politika farklılıklarının bulunmadığı durumlarda bile, Bildirim formlarının uyumlulaştırılması yalnızca bazı ortak tanımlar ve formatlar üzerinde anlaşmaya varılarak sağlanamaz.[1] 



    Ayrıca, ulusal yasalardaki farklılıklardan ötürü tam bir uyumlaştırma, ülkelerin birleşme/devralma öncesi izin sistemlerinin nasıl işlemesi gerektiği hakkında görüşlerindeki gerçek farklılıkları ve birleşmeler üzerine politikalarındaki temel yaklaşım farklılıklarını çözüldüklerinde gerçekleşebilecektir. 



    Nitekim A.B.D. ve Avrupa Topluluğu arasındaki farklılıklar bu konuya iyi bir örnek teşkil etmektedir. A.B.D.'nin, bildirilmesi gereken işlemleri tanımlayan küçük eşikli kriterleri vardır. Böylelikle, A.B.D.'de her yıl, teşebbüsler çok sayıda birleşme işlemini bildirmek durumunda kalmaktadırlar. Diğer yandan AT'deki eşikler çok daha yüksektir ve Üye Devletler'in de aynı zamanda birleşmeleri denetleyen mevzuatları vardır. Bu durumda da, A.B.D. rekabet otoritelerine nazaran, Komisıon'a daha az bildirimde bulunulması söz konusu olmaktadır. Geçen yıl A.B.D.'de 3.700 birleşmenin bildirilmesine karşın, Avrupa Komiyonu'na 200'ün altında birleşme işlemi bildirilimiştir. 




    Bildirim yükümlülüğündeki bu farklılıklar ülkelerin ilgili bildirim formlarına da yansıtılmaktadır. A.B.D.'de iki aşamalı bir süreç kullanmaktadır. İlk bildirimde, yalnızca rekabeti engelleyici ya da bozucu ihtimaller konusunda uyarmaya yetecek kadar az sayıda veri bildirilmektedir. Ek bilgiler için, ilk bildirim sonrası rekabeti bozucu etkilerin tanımlandığı ve rekabeti engelleme ihtimaline karşı geliştirilen Rekabet Hukuku anlamındaki argümanlara rağmen rekabet otoritesinin ikna olmadığı durumlarda ikinci bir bildirim tanzim edilmektedir. Ancak bir örnek olarak vermek gerekirse, 1997 yılında bildirilen işlemlerin sadece yaklaşık yüzde üçü oranında ek bilgiler ile donanmış ikinci bildirim istenmiştir 



    Avrupa Topluluğu'nda ise tek aşamalı bildirim süreci kullanmaktadır; AT'nin Bildirim formu CO, bildirimde bulunan taraflardan çok daha fazla bilgi istemektedir. A.B.D.'de ise Hart-Scott-Rodino Bildirim formu, bildirilen işlemin etkin bir biçimde incelenmesini kolaylaştırmak için, taraflardan yeknesak ve objektif bilgiler sağlamalarını talep etmektedir. Halbuki, AT'nin CO formunda taraflar işlemin gerekliliklerini yorumlarken, biraz daha serbest davranma imkanı tanınmakta ve bilgiler daha subjektif bir temelde istemektedir. 



    Üye Devletlerin ulusal birleşme/devralma yasalarında, Bildirim formlarının içeriğini etkileyen başka farklılıklar da mevcuttur. Avustralya, Fransa, İspanya ve İngiltere dahil bazı ülkelerde bazı ya da bütün birleşme/devralmaların bildirimi isteğe bağlıdır. Bu özellik, sözkonusu ülkelerin Bildirim formlarında daha fazla esnekliğe izin vermektedir. Ayrıca, bilidirime tabi olan işlem çeşitlerine göre, her ülkenin yasaları birbirlerine benzememektedir. Bazı ülkelerde, devralınan teşebbüsde oy hakkına sahip olan hisselerin ya da devralınan teşebbüsün varlıklarının bir yüzdesine sahip olunması gibi objektif kriterler esas alınırken; başka ülkelerde, bir işletmenin işlerinde belirleyici bir etkiye sahip olunması gibi daha subjektif kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Ayrıca Ortak Girişim'lerin (OG) değerlendirilmesindeki farklılıklar sözkonusu ülkelerin Bilidirim formlarına yansıyabilmektedir. 



    Öte yandan ulusal birleşme/devralma Bildirim formları arasında farklılıklardan daha fazla benzerlikler bulunduğundan söz etmek mümkündür. Nitekim, OECD'nin Rekabet Hukuku ve Politikaları Komitesi Üyeleri'nin bildirim uygulamalarının incelenmesine girişilerek bildirim formlarındaki ortak noktalar tespit edilmiş ve Birleşme/Devralmalara İlişkin Çerçeve Bildirim Formunda sentezlemiştir. 



    Herhangi bir ülkenin bildirim formuna yakından benzememesine karşın, Çerçeve Form tipik bir bildirim formu olarak oluşturulmuştur. Form'da birçok ülkenin halihazırda talep ettiği türde ayrıntılı bilgiler isteyenmektedir. İstenilen bu bilgiler Form üzerinde italik harfler ile yazılmıştır. İstenilen bilgilere açıklayıcı metinler eşlik etmektedir. Bu metinler ise düz harfler ile yazılmıştır. Ayrıca bazı ulusal bildirim formları arasında farklılıklar olduğu gözönüne alınarak, gerekli olduğunda, alternatif çözümler sağlanmaya çalışılmıştır. 



    Çerçeve Formu farklı şekillerde kullanılabilmektedir. Genel yapısı bakımından tutarlı ve eksiksizdir. Eğer, işlem rekabet kültürünün mevcut bulunduğu bir ülkenin yasal rekabet çerçevesiyle uyum içindeyse az sayıda tanımlama ve bilgi eklenerek Form rahatlıkla hazırlanabilmektedir. 




    Ülkeler kendi mevzuatlarındaki bildirim formlarını yeniden düzenlerken, Çerçeve Form'daki taslak halindeki tariflerin hiçbirisini ya da herhangi birisini kullanmamaya karar verebilirler. Fakat model, ilgili tariflerin esas kapsamına yönelik olarak bir rehber işlevi görebilir. 




    Komite, bu Çerçeve Form'un yayınlanmasının başlıca iki yararı olabileceğine inanmaktadır. Birinicisi uzun vadede, ülkeler yeni veya değiştirilmiş bildirim formları kabul ettikçe, Çerçeve Bildirim Form'unda marifetiyle uyumu hızlandırabilirler. İkincisi kısa vadede ise, rekabet otoriteleri bildirim sırasında bilgi edinme gerekliliklerini vaka temelinde değerlendirmeyi uygun gördükleri durumda Çerçeve Form bu süreçte onlara yardımcı olabilir ve böylelikle de birleşmelerin denetimi uygulamasında etkinlik arttırılabilir. 

     

     

      Sayfa : 1/4
      1234>