• Koruma Önlemleri Hukuku / Yayınlarımız

  • SÜBVANSİYONLAR VE TELAFİ EDİCİ TEDBİRLER ANLAŞMASI

    • Sayfa : 6/7
      <1...4567>


    KISIM X : IHTILAFLARIN ÇÖZÜMLENMESI


    Madde 30


    Ihtilafların Çözümlenmesi Mutabakat Metni tarafından açıklandığı ve uygulandığı şekliyle GATT 1994'ün XXII, ve XXIII.maddeleri hükümleri, burada aksine açık bir hüküm yoksa, bu Anlaşma çerçevesindeki istişareler ve ihtilaf çözümleri için geçerli olacaktır.


    KISIM XI : SON HÃœKÃœMLER


    Madde 31


    Geçici Uygulama


    Madde 6'nın birinci paragrafının hükümleri ve Madde 8 ve 9 hükümleri, DTÖ Anlaşması'nın yürürlük tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerli olacaktır. Bu sürenin bitmesinden en geç 180 gün önce, Komite, ya mevcut şekliyle ya da tadil edilmiş bir şekliyle, bu hükümlerin geçerlilik süresinin uzatılmasına karar vermek amacıyla, bu hükümlerin işleyişini gözden geçirecektir.


    Madde 32


    Diğer Son Hükümler


    32.1 Bir başka Ãœye'nin bir sübvansiyonuna karşı, bu Anlaşma tarafından yorumlandığı şekliyle GATT 1994'ün hükümlerine uygun olarak yapılan bir işlem dışında hiçbir işlem yapılamaz.


    32.2 Diğer Ãœyeler'in rızası olmadan, bu Anlaşma'nın herhangi bir hükmüne çekince konulamaz.


    32.3 Paragraf 4 saklı kalmak üzere, bu Anlaşma'nın hükümleri, bir Ãœye için DTÖ Anlaşması'nın yürürlüğe giriş tarihinde veya daha sonra yapılmış başvurular gereğince başlatılmış soruşturmalar ve mevcut tedbirlere ilişkin değerlendirme çalışmaları için geçerli olacaktır.


    32.4 Madde 21 paragraf 3 bakımından, mevcut telafi edici önlemler, bir Ãœye için DTÖ Anlaşması'nın yürürlük tarihinden daha geç olmayan bir tarihte konulmuş kabul edilecektir. Ancak, bir Ãœye'nin o tarihte yürürlükte olan ulusal mevzuatının o paragrafta öngörülen tipte bir maddeyi zaten içermekte olması hali müstesnadır.


    32.5 Her Ãœye, kendisi için DTÖ Anlaşması'nın yürürlüğe giriş tarihinden daha geç olmamak üzere, yasalarının, yönetmeliklerinin ve idari prosedürlerinin, sözkonusu Ãœye için geçerli oldukları şekilde bu Anlaşma'nın hükümlerine uygunluğunu sağlamak amacıyla, genel veya özel nitelikte bütün gerekli adımları atacaktır.


    32.6 Her Ãœye, bu Anlaşma ile ilgili yasa ve yönetmeliklerindeki ve bu yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasındaki değişiklikleri Komite'ye bildirecektir.


    32.7 Komite, bu Anlaşma'nın amaçlarını dikkate alarak, yılda bir kez bu Anlaşma'nın uygulanmasını ve işleyişini gözden geçirecektir. Komite, bu gözden geçirmeler kapsamındaki dönemde meydana gelen gelişmeleri her yıl Mal Ticareti Konseyi'ne bildirecektir.


    32.8 Bu Anlaşma'nın Ekleri, bu Anlaşma'nın ayrılmaz bir parçasını oluşturur.



    EK I


    IHRACAT SÜBVANSIYONLARI HAKKINDA AÇIKLAMALI LISTE


    (a) Ihracat performansı şartına bağlı olarak, hükümetlerce bir firma veya bir endüstriye doğrudan sübvansiyonlar sağlanması.


    (b) Döviz tutma programları veya ihracat için ikramiye içeren benzer uygulamalar.


    (c) Yurtiçi sevkiyatlara göre daha elverişli şartlar üzerinden, hükümetlerce sağlanan veya izin verilen, ihracat sevkiyatları üzerinde dahili taşıma ve navlun masrafları.


    (d) Hükümetler veya hükümet kuruluşları tarafından doğrudan doğruya veya hükümetçe izin verilmiş programlar vasıtasıyla dolaylı olarak, yurtiçi tüketim için mal üretiminde kullanılmak üzere benzer nitelikte veya doğrudan doğruya rakip nitelikte ürünler veya hizmetler sağlanmasıyla ilgili şartlara göre daha elverişli şartlar üzerinden, ihraç edilen malların üretiminde kullanılmak üzere ithal veya yurtiçi ürünler veya hizmetler sağlanması, eğer (ürünler için) bu şartlar, dünya piyasalarında ihracatçılarına ticari olarak açık olanlardan daha elverişli ise.


    (e) Sınai veya ticari işletmeler tarafından ödenen veya ödenecek olan doğrudan vergiler veya sosyal refah kesintilerinin tamamen veya kısmen istisna edilmesi veya ihracat şartına bağlı olarak spesifik şekilde ertelenmesi.


    (f) Doğrudan vergilerin matrahının hesaplanmasında, yurtiçi tüketim amaçlı üretim için verilenlerin üzerinde ve ötesinde, ihracat veya ihracat performansı ile doğrudan ilişkili özel indirimler tanınması.


    (g) Ihraç edilen ürünlerin üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak, benzer ürünlerin üretimi ve dağıtımında yurtiçi tüketim için satıldıkları zaman alınan vergileri aşan bir miktarda dolaylı vergilerin muaf tutulması veya affedilmesi.


    (h) Yurtiçi tüketim için satıldıkları zaman benzer ürünlerin üretiminde kullanılan mallar veya hizmetler üzerindeki benzer ön- aşama birikimli dolaylı vergilerin muaf tutulması, affedilmesi veya ertelenmesini aşan bir miktarda olmak üzere ihraç edilen ürünlerin üretiminde kullanılan mallar veya hizmetler üzerindeki ön-aşama birikimli dolaylı vergilerin58 muaf tutulması, affedilmesi veya ertelenmesi; ancak şu şartla ki, (atıklar için normal bir pay bırakarak) ön-aşama birikimli dolaylı vergiler, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerinden alınıyor ise, yurtiçi tüketim için satıldıkları zaman benzer ürünler üzerinde muaf tutulmadığı, affedilmediği veya ertelenmediği zaman bile, ön- aşama birikimli dolaylı vergiler ihraç edilen ürünler üzerinde muaf tutulabilir, affedilebilir veya ertelenebilir. Bu kalem, Ek II'de belirtilen üretim sürecinde girdi kullanımı hakkındaki ilkelere uygun olarak yorumlanacaktır.


    (i) (Atıklar için normal bir pay bırakarak) ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan ithal girdilerden alınanları aşan bir miktarda ithalat vergilerinin affedilmesi veya geri verilmesi; ancak şu şartla ki, özel durumlarda bir firma, ithalat ve buna karşılık gelen ihracat işlemleri, iki yılı geçmemek üzere, makul bir süre içinde oluyorsa, bu hükümden yararlanmak için bir ikame olarak ithal ürünlere eşit ve onlarla aynı nitelik ve özelliklere sahip bir miktarda yurtiçi piyasa girdileri kullanabilir. Bu kalem, Ek II'de yer alan üretim sürecinde girdi kullanımı hakkındaki ilkelere ve Ek III'te yer alan ihracat ikameleri olarak ikame yeri çekme sistemlerinin belirlenmesi hakkındaki ilkelere uygun olarak yorumlanacaktır.


    (j) Hükümetler (veya hükümetlerce kontrol edilen özel kurumlar) tarafından, ihracat kredi garantisi veya sigorta programlarının, ihraç ürünlerin bedelindeki artışlara karşı sigorta veya garanti programlarının veya kambiyo risk programlarının, bu programların uzun-dönemli işletme maliyetleri ve zararlarını karşılamaya yetmeyecek prim ücretleri üzerinden sağlanması.


    (k) Hükümetler (veya hükümetlerce kontrol edilen ve/veya hükümetlerin yetkisi altında hareket eden özel kurumlar) tarafından, kullanılan fonlar için fiilen ödemeleri gereken (veya aynı vade ve diğer kredi şartlarına sahip ve ihracat kredisiyle aynı döviz cinsinden olan fonlar elde etmek için uluslararası sermaye piyasalarında borçlansalardı ödemeleri gerekecek olan) faiz oranlarının altında faiz oranlarıyla ihracat kredileri sağlanması veya, ihracat kredisi şartları alanında önemli bir avantaj elde etmek amacıyla kullanıldıkları ölçüde, kredi alırken ihracatçılar veya mali kurumlar tarafından üstlenilen maliyetlerin tümünün veya bir kısmının hükümetler (veya sözkonusu özel kurumlar) tarafından ödenmesi.


    Ancak şu şartla ki, eğer bir Ãœye, bu Anlaşma'nın en az oniki asli üyesinin 1 Ocak 1979 tarihi itibariyle taraf oldukları resmi ihracat kredileri hakkında bir uluslararası girişime (veya bu asli Ãœyeler tarafından kabul edilmiş olan müteakip bir girişime) taraf ise, veya bir Ãœye ilgili girişimin faiz oranları hükümlerini fiilen uyguluyor ise, bu hükümlere uygun bir ihracat kredisi uygulaması, bu Anlaşma tarafından yasaklanmış bir ihracat sübvansiyonu sayılmayacaktır.


    (l) GATT 1994 Madde XVI anlamında bir ihracat sübvansiyonu teşkil eden kamu hesabına bütün diğer vergiler.



    EK II


    ÃœRETIM SÃœRECINDE GIRDI KULLANIMI HAKKINDA ILKELER

    I


    1. Dolaylı vergi iadesi programları, (atıklar için normal bir pay bırakarak) ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerinden alınan ön-aşama birikimli dolaylı vergilerin muaf tutulması, affedilmesi veya ertelenmesine imkan verebilir. Aynı şekilde, geri verme programları, (atıklar için normal bir pay bırakarak) ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerinden alınan ithalat vergilerinin affedilmesi veya geri verilmesine imkan verebilir.


    2. Bu Anlaşma'ya ait Ek I'deki Ihracat Sübvansiyonları Hakkında Açıklamalı Liste, paragraf (h) ve (i)'de "ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler" terimine atıf yapmaktadır. Paragraf (h) gereğince, dolaylı vergi iadesi programları, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerinden fiilen alınmakta olan bu tür vergilerin miktarını aşan bir miktarda ön-aşama birikimli dolaylı vergilerin muaf tutulması, affedilmesi veya ertelenmesi sonucunu verdikleri ölçüde bir ihracat sübvansiyonu teşkil edebilirler. Paragraf (i) gereğince, geri verme programları, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerinden fiilen alınanları aşan bir miktarda ithalat vergilerinin affedilmesi veya geri verilmesi sonucunu verdikleri ölçüde bir ihracat sübvansiyonu teşkil edebilirler. Her iki paragraf da, ihraç edilen ürünün üretiminde girdi kullanımıyla ilgili bulgularda atık için normal pay bırakılması gerektiğini öngörmektedir. Paragraf (i) ayrıca, eğer uygunsa, ikame de öngörmektedir.


    II


    Bu Anlaşma gereğince yapılmakta olan bir telafi edici vergi soruşturmasının bir parçası olarak, ihraç edilen ürünün üretiminde girdi kullanılıp kullanılmadığını belirlerken, soruşturma makamları aşağıdaki şekilde hareket etmelidir:


    1. Bir dolaylı vergi iade programının veya bir geri verme programının, ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan girdiler üzerindeki dolaylı vergiler veya ithal vergilerinin aşırı ölçüde iade edilmesi veya geri verilmesi nedeniyle bir sübvansiyon oluşturduğu iddia ediliyorsa, soruşturma makamları, öncelikle, ihraç eden Ãœye'nin hükümetinin ihraç edilen ürünün üretiminde hangi girdilerin ve ne miktarlarda kullanıldığını belirleyecek bir sistem veya prosedüre sahip olup olmadığını ve böyle bir sistem veya prosedür uygulayıp uygulamadığını tesbit etmelidirler. Böyle bir sistem veya prosedürün uygulandığı tesbit edilirse, soruşturma makamları, bu sistem veya prosedürün makul olup olmadığını, amaçlanan hedef bakımından etkin olup olmadığını ve ihraç ülkesindeki genel olarak kabul gören ticari uygulamalara dayanıp dayanmadığını belirlemek için bu sistem veya prosedürü incelemelidirler. Soruşturma makamları, Madde 12'nin altıncı paragrafına uygun olarak, bilgiyi doğrulamak için veya sistem veya prosedürün etkin bir şekilde uygulandığı hususunda emin olmak için bazı pratik testler yapılmasını gerekli görebilirler.


    2. Böyle bir sistem veya prosedür mevcut değil ise, makul değil ise, veya mevcut ve makul kabul ediliyor fakat uygulanmadığı veya etkin bir şekilde uygulanmadığı tesbit edilir ise, aşırı bir ödeme vuku bulmuş olup olmadığını belirleme çerçevesinde, fiilen kullanılan girdiler temelinde ihracatçı Ãœye tarafından bir diğer soruşturmanın yapılması gerekecektir. Eğer soruşturma makamları gerekli görürse, paragraf 1'e uygun olarak bir başka soruşturma yapılacaktır.


    3. Soruşturma makamları, eğer üretim sürecinde kullanılıyor ve ihraç edilen üründe fiziksel olarak mevcut ise girdileri fiziksel olarak dahil edilmiş kabul etmelidirler. Ãœyeler, bir girdinin nihai üründe, üretim sürecine girdiği şekil ile aynı şekilde bulunması gerekmediğini kaydederler.


    4. Ihraç edilen ürünün üretiminde kullanılan belirli bir girdinin miktarını belirlerken, "atıklar için normal bir pay" bırakılmalıdır ve bu atıklar ihraç edilen ürünün üretiminde tüketilmiş olarak kabul edilmelidir. "Atık" terimi, belirli bir girdinin, üretim sürecinde bağımsız bir fonksiyon yerine getirmeyen, (etkinsizlikler gibi nedenlerle) ihraç edilen ürünün üretiminde tüketilmeyen ve aynı imalatçı tarafından geri kazanılmayan, kullanılmayan veya satılmayan kısmına atıf yapar.


    5. Soruşturma makamının, atık için iddia olunan payın "normal" olup olmadığına ilişkin belirlemesi, uygun şekilde, üretim sürecini, ihracat ülkesindeki endüstrinin ortalama tecrübesini ve diğer teknik faktörleri hesaba katmalıdır. Soruşturma makamı, atık miktarının vergi veya resim iadesi veya affına dahil edilmesinin sözkonusu olduğu durumlarda, bu miktarın ihracatçı Ãœye makamları tarafından makul bir şekilde hesaplanmış olup olmadığının önemli bir konu olduğunu hatırda tutmalıdırlar.




    EK III


    IHRACAT SÃœBVANSIYONLARI OLARAK IKAME

    GERI VERME SISTEMLERININ BELIRLENMESINDE ILKELER


    I


    Geri verme sistemleri, bir başka ürünün üretim sürecinde tüketilen girdiler üzerindeki ithal vergilerinin iadesi veya geri verilmesine imkan verebilir ve burada bu ürünün ihracatı, ithal girdiler yerine ikame edilenlerle aynı kalite ve özelliklere sahip yerli girdiler içerir. Ek I'deki Ihracat Sübvansiyonları Hakkında Açıklamalı Liste'nin (i) sayılı paragrafı gereğince, ikame geri verme sistemleri, geri vermenin talep edildiği ithal girdiler üzerinden başlangıçta alınmış olan ithal vergilerinin aşırı ölçüde geri verilmesiyle sonuçlandıkları ölçüde bir ihracat sübvansiyonu teşkil edebilirler.


    II


    Bu Anlaşma gereğince bir telafi edici vergi soruşturmasının bir parçası olarak herhangi bir ikame geri verme sistemini incelerken, soruşturma makamları aşağıdaki şekilde hareket etmelidir:


    1. Açıklamalı Liste'nin (i) sayılı paragrafı, yerel piyasa girdilerinin bir ürünün ihracat için üretiminde ithal girdiler yerine ikame edilebileceğini öngörmektedir; ancak şu şartla ki, bu girdiler, ikame edilen ithal girdilere eşit miktarda olmalı ve onlarla aynı kalite ve özelliklere sahip olmalıdır. Bir doğrulama sistemi veya prosedürünün varlığı önemlidir çünkü bu, ihraç eden Ãœye'nin hükümetinin, geri verme talep edilen girdilerin miktarının, hangi şekilde olursa olsun ihraç edilen benzer ürünlerin miktarını geçmemesini ve sözkonusu ithal girdiler üzerinden başlangıçta alınmış olanları aşan bir miktarda ithalat vergisi geri vermesi olmamasını sağlamasını ve göstermesini mümkün kılar.


    2. Bir ikame geri verme sisteminin bir sübvansiyon oluşturduğu iddia ediliyorsa, soruşturma makamları, öncelikle, ihraç eden Ãœye'nin hükümetinin bir doğrulama sistemi veya prosedürüne sahip olup olmadığını ve böyle bir sistem veya prosedürü uygulayıp uygulamadığını incelemelidir. Böyle bir sistem veya prosedürün uygulandığı tesbit edilirse, soruşturma makamları, bu sistem veya prosedürün makul olup olmadığını, amaçlanan hedef bakımından etkin olup olmadığını ve ihraç ülkesindeki genel kabul gören ticari uygulamalara dayanıp dayanmadığını belirlemek için doğrulama prosedürü veya sistemini incelemelidirler. Prosedürlerin bu kriterleri karşıladığının belirlenmesi ve etkin bir şekilde uygulanması halinde, herhangi bir sübvansiyonun mevcut olmadığı kabul edilmelidir. Soruşturma makamları, Madde 12'nin altıncı paragrafına uygun olarak, bilgiyi doğrulamak için veya doğrulama prosedürlerinin etkin bir şekilde uygulandığı hususunda emin olmak için bazı pratik testler yapılmasını gerekli görebilirler.


    3. Doğrulama prosedürleri mevcut değil ise, makul değil ise, veya mevcut ve makul kabul ediliyor fakat uygulanmadığı veya etkin bir şekilde uygulanmadığı tesbit edilir ise, bir sübvansiyon olabilir. Bu tür durumlarda, aşırı bir ödemenin vuku bulmuş olup olmadığını belirlemek için, fiilen yapılmış işlemler temelinde ihraç eden Ãœye tarafından bir diğer soruşturmanın yapılması gerekecektir. Soruşturma makamları gerekli görürse, paragraf 2'ye uygun olarak bir soruşturma daha yapılacaktır.


    4. Geri verme talep edilen belirli ithal sevkiyatların ihracatçılar tarafından seçilebildiği bir ikame geri verme hükmünün varlığı, kendi başına bir sübvansiyon oluşturuyor şeklinde düşÃ¼nülmemelidir.


    5. Fiilen ödenen veya ödenmesi gereken faiz ölçüsünde, hükümetlerce kendi geri verme programları çerçevesinde iade edilen meblağlar üzerinden faiz ödeniyorsa, paragraf (i)'deki anlamda ithal vergilerinin aşırı ölçüde geri verilmesi mevcut kabul edilecektir.



      Sayfa : 6/7
      <1...4567>