• İhale Hukuku / Makaleler

  • İhale Yasası ve AB - Prof. Dr. Arif ESİN (19.12.2002)

  • Deniz Baykal İhale yasasının geciktirilmesine şiddetle karşı çıkmış ve bunun cicim aylarını sona erdireceğini söylemiş. Gelişmeleri takip edebilmenin ilk şartı bu kamu ihaleleri mevzuatının nereden kaynaklandığının, kapsamının ve amaçlarının bilinmesidir. Türkiye’nin şablonu olduğunu düşÃ¼nürsek, öncelikle AB’deki kamu ihalelerine yönelik düzenlemeleri incelemekte fayda var.

    AB bünyesindeki firmaların kamu veya özel sektör tarafından açılan ihalelere eşit şartlarda girmelerinin sağlanması amacıyla Birlik uzun yıllardır ihale şartlarına getirdiği yeni düzenlemelerle ulusal mevzuat farklılıklarından doğan ayırımcı uygulamaları ortadan kaldırmayı amaçlamakta.

    AB’deki Kamu Kuruluşları, Yarı-Kamu Kuruluşları ve su, enerji, taşımacılık ve telekomünikasyon alanında hizmet veren Kuruluşların açtıkları ihalelerin bedelleri AB bünyesindeki ekonomik hareketlerin gözardı edilemez bir oranını teşkil etmekte. Hatta bu oran günümüzde Avrupa Birliği'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'sının %8'i ile %10'u arasındadır.

    Bu kadar büyük hacmi olan kamu ihaleleri, kamu kuruluşları ile özel sektör arasındaki ilişkinin de ne kadar önemli olduğu konusunda bir ipucu vermekte. Bu şartlar altında, ihalelere katılan firmaların yeknesak kurallar çerçevesinde bilgilendirilmeleri ve tekliflerini aynı kriterler doğrultusunda vermeleri gerekmekte.

    AB Komisyonu, kamu ihalelerinde üye ülkeler arasındaki mevzuat farklılıklarını gidermek amacıyla ihaleyi açan kuruluş ve teklif veren firmalar arasındaki uyuşmazlıkları gidermek üzere bir çok girişimlerde bulunmuştur.
    İlki 1970 yılında Konsey tarafından onaylanan altı adet tüzük ile şekillenen AB Kamu İhaleleri Mevzuatı, arz ve “en makul talebin” hukuki normlar içerisinde buluşmasını sağlamayı amaçlamakta.

    AB’nin kamu ihalelerine yönelik ilk düzenlemeleri ise Roma Antlaşması içerisinde şekillenmiştir. Ancak bu kurallar çok genel kapsamlı ve kolay uygulanabilirlikten yoksun idiler. O zamanki Topluluk tüzükleri öncelikle ihale açma kurallarını temel prensipler doğrultusunda yapılandırmış daha sonra ise ihaleyi açacak olan kamu kuruluşlarının uymaları gereken kuralları düzenlemiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda üye devletler bu kanunları milli mevzuatlarına dahil etmek vasıtası ile üyeler arası uyum sorununu halledip Topluluk iç pazarının açılması sürecini kamu ihaleleri bazında da gerçekleştirmişlerdir. Şu anda Avrupa Topluluğu bünyesinde kamu ihaleleri tek tip mevzuattan yola çıkan paralel nitelikli Milli mevzuatlar vasıtası ile yürütülmekte.

    Mevzuat ise temelde iki gruba ayrılmakta. Bir bölümü geleneksel anlamda kamu ihaleleri ile ilgili iken bir diğer kısmı da su, enerji, taşımacılık ve telekomünikasyon alanında açılan ihaleleri düzenlemekte. Mevzuatın ana amacı ve belki de Deniz Baykal’ın hassasiyetini arttıran hususlar ise ihalelerde ayırımcılığın engellenmesi, ihale açma prosedüründe şeffaflık ve en önemlisi “ihale açma ve ihale verme prosedürlerinde, ihaleyi açan kurumun farklı kriterler öne sürerek ihale vermesini önlemek amacıyla, önceden belirlenmiş tarafsız kriterler doğrultusunda hareket etme” mecburiyeti.