• Rekabet Hukuku / Rekabet Bülteni

  • Sayı : 3 / Yıl : 2000

  • Rekabet Bülteni

  • Rekabet Kurumu'nun Üç Yılı
    Rekabet Kurumu Başkanı
    Prof.Dr.Tamer MÜFTÜOĞLU

     

    Rekabet Kurumu olarak faaliyete geçişimizi kamuoyuna duyurduğumuz tarih olan 05.11.1997 tarihinden bugüne yaklaşık üç yıl geçti. Sözkonusu tarihten 31.08.2000 tarihine kadar Kurum'a toplam 1206 başvuru yapılmıştır. Bu başvurulardan 660'ı rekabet ihlallerine, 310'u menfi tespit/muafiyet başvurularına, 203'ü birleşme/devralma işlemlerine ilişkindir.

     

    Kurumumuza yapılan rekabet ihlalleri başvurularından Rekabet Kanunu kapsamına girdiği anlaşılarak işleme alınanlardan 41'i hakkında önaraştırma yapılmıştır. Bu dönemde toplam 31 soruşturma açılmıştır. 31.08.2000 tarihi itibariyle bunlardan 7'si hakkında Kurul nihai kararını vermiştir.

     

    Rekabet Hukukunun yeni bir hukuk dalı olduğu ve Kanun'un getirdiği hak ve yükümlülüklerin henüz yeteri kadar bilinmediği hususu dikkate alınarak öngörülen Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Kurul, 1997/2 no'lu Tebliğ ile teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, teşkilatını oluşturduğunu ilan ettiği tarih olan 5 Kasım 1997 tarihinde var olan anlaşmalarını 6 ay gibi uzunca bir süre içerisinde bildirme imkanı tanımış, bu süre içinde ve takip eden dönemde Kurum kayıtlarına toplam 310 menfi tespit/muafiyet bildirimi intikal etmiş ve incelemeye alınmıştır. Bu başvurulardan 90'ı sonuçlandırılmıştır.

    4054 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan tebliğler çerçevesinde Kurumumuza 203 birleşme ve devralma başvurusu yapılmış, bu başvurulardan 194'ü, biri red olmak üzere Kurul tarafından karara bağlanmış olup, 9'unun incelenmesi devam etmektedir.


    Yukarıda yer verilen rakamlardan yola çıkarak, bu üç yılın yoğun bir çalışma dönemi olduğunu söyleyebiliriz. Esasen uzun yıllar Rekabet Kanunu'nun bulunmadığı, diğer bir deyişle hukuki anlamda rekabet kurallarının uygulanmadığı bir ülkede, rekabet kurallarının yürürlüğe girmesi sonucu, bu kuralları uygulamaktan sorumlu otoritenin iş yükünün olağanüstü boyutlara ulaşmasında şaşırtıcı bir taraf yoktur. Ancak, başvuru sayısındaki bu denli yüksekliğin diğer önemli bir nedeninin de Rekabet Kanunu'nun yeterince bilinmemesinden kaynaklanan kapsamdışı başvurular olduğunu belirtmek isterim.


    Rekabet Kurulu bu süre zarfında, rekabet ihlallerini belirlemek ve sorumluları hakkında Kanunda öngörülen yaptırımları uygulamak şeklinde özetlenebilecek asli görevini Kanun'un 20 nci maddesinde yeralan 'Kurum görevini yaparken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci ve kişi Kurumun nihai kararını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.' hükmünü temel prensip yaparak ifa etmiştir.


    Bu dönem aynı zamanda, rekabet kurallarının tanıtılması, benimsenmesinin sağlanması, kısaca rekebet kültürünün yaratılması konusunda da yoğun bir çalışma dönemi olmuştur.


    Başta üniversiteler ve Ticaret ve Sanayi Odaları olmak üzere ilgili kuruluşlarla büyük, küçük bir çok ilimizde düzenlenen toplantılar ve Kurum merkezinde gerçekleştirilen 'Perşembe Konferansları' bu alandaki çalışmalarımızın başlıcalarıdır. Ancak 'Rekabet Dergisi'nin yayın hayatına girişinin bu alandaki en önemli gelişme olduğunu düşÃ¼nüyorum. Rekabet hukuku alanındaki gelişmeleri muhtelif nedenlerle yakından izlemek isteyen herkesin bu yöndeki talebini karşılamak düşÃ¼ncesiyle hazırlanan ve üç ayda bir yayınlanan Dergi, hem Kurul Kararlarının duyurulmasını sağlayarak yarı resmi bir fonksiyon görmekte, hem de bu alandaki bilimsel çalışmalara bir platform sağlamaktadır. Yine bu günlerde basım işlemleri sonuçlanacak olan rekebet ile ilgili master ve doktora çalışmalarını içeren kitaplar bu alandaki boşluğu doldurmaya yöneliktir. Burada yeri gelmişken, aynı amacı paylaşan 'Rekabet Bülteni'nin yayın hayatına girerek önemli bir boşluğu doldurmasını da sevinçle karşıladığımızı belirtmek isterim. Bu vesileyle Rekabet Bülteni'ni yayın hayatına kazandıranları içtenlikle kutlarım.

    Öte yandan, rekabet hukukunun ülkemiz hukuk sisteminin pek de aşina olmadığı içtihat hukuku (case-law) türünden ve ekonomi gibi dinamik bir süreçle birlikte ele alınması gereken bir hukuk dalı olması, esasen önemli olan mevzuat çalışmalarının bu önemini daha da artırmaktadır.


    Üç yıllık uygulama bize mevzuatımızdaki, özellikle ikincil düzenleme olarak adlandırdığımız tebliğlerdeki eksikliklerimizi de gösterdi.


    AB Rekabet Hukukunda 'White Paper' ve 'Green Paper' ile başlayan ve radikal değişikliklere yol açan gelişmeler konuya ilişkin Türk mevzuatının değiştirilmesinde de doğal olarak öncelikle dikkate alınmaktadır. Mevzuat değişikliği çalışmalarımız ilk ürünlerini bu yıl sonunda vermeye başlayacaktır.


    Rekabet Kurumu'na, Türkiye'nin AB'ne tam üyeliği sürecinde önemli görevler düştüğünü biliyoruz. AB'nin 1960'ların sonunda 'Gümrük Birliğine', 1990'ların başında 'Tek Pazara' ulaşmasında ve içinde bulunduğumuz dönemde de 'Parasal Birliği' gerçekleştiriyor olmasında ortak rekabet politikasının tartışılmaz yeri vardır. Türkiye'nin AB ile aynı rekabet kurallarını benimsemesi ve uygulaması bir anlamda AB ile ekonomik alanda aynı kulvara girmesi olarak anlaşılmalıdır. Bir başka deyişle, AB ile ortak rekabet politikası, ekonomik entegrasyonun hukuki temelini oluşturacaktır. Rekabet Kurumu, Helsinki zirvesi sonrası yeniden ivme kazanan AB-Türkiye ilişkilerine, mevzuat uyumu alanında gerekeni yaparak katkıda bulunmaya devam edecektir.

    ESC Yayınları

    Yayın Sorumlusu
    Prof. Dr. Arif ESİN

    Adres
    Akaretler Sıraevleri
    S.Seba Caddesi No: 35
    Beşiktaş 80680
    İstanbul - Türkiye
    Tel: +90 212 2369656 (pbx)
    Fax: +90 212 2614196

    e-mail
    esc@escrc.com
    Web Sitesi
    www.escrc.com
    ISSN: 1302 - 4019