• Rekabet Hukuku / Rekabet Bülteni

  • Sayı : 7 / Yıl : 2002

  • Devlet Yardımlarında de minimis Kuralı

  • Devlet Yardımlarında de minimis Kuralı
    Prof.Dr.Arif ESİN

     

    Türkiye'de devlet yardımlarının Rekabet Kurulu'na bağlanmasını sağlayacak kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Kurul'un ilk işi de minimis kuralını uygulamaya almaktır. Belki de Kurul'un yayımlayacağı ilk tebliğ bunun üzerine olacaktır. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, rekabeti kısıtlayıcı ya da engelleyici eylemlerin değerlendirilmesinde Avrupa Birliği uygulamalarının aksine de minimis kuralının uygulanmasına cevaz vermemektedir. Bu yönde Kurul büyük sıkıntılar çekmekte ve piyasalar üzerinde ciddi bir etkisi bulunmayan ancak Kanun'un lafzında bulunduğu hallere uyan ihlallere de soruşturma açmak durumunda kalmaktadır. Zira piyasalara önemli bir etkisi bulunmayan ihlaller de yasaklar kapsamında yer almaktadır. Ancak teşvikler meselesinde TBMM'ne sevkedilen kanun teklifinin bir maddesi Rekabet Kurulu'nun devlet yardımlarına ilişkin denetim sisteminde de minimis kuralını uygulamasını öngörmekte, ayrıca da bu yönde tebliğ çıkartmasına imkan tanımaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliği'nden örnek alınan düzenlemenin önemli bir parçasını oluşturan de minimis kuralının bilinmesinde büyük fayda vardır.



    Avrupa Birliği'nde devlet yardımlarının verilmesi çok katı kurallara bağlanmıştır. Ancak bu katı kuralları muafiyetler ile askıya alan bir sistem de mevcuttur. Öte yandan belirli bir eşiğin altında kalan devlet yardımları da bildirime tabi değillerdir. 



    Belirli bir eşiğin altında kalan ve bu anlamda bildirime tabi olmayan devlet yardımlarını düzenleyen Komisyon Tüzüğü 2001 yılının başında yeni şekli ile yayımlanmıştır.



    Tüzüğün uygulama alanı ilk maddesi ile belirlenmekte olup, bazı sektörler haricinde tüm sektörlere ve bu sektörlerde yer alan tüm teşebbüslere verilen yardımlara uygulanmasını öngörmektedir. Kapsam dışında tutulan sektör ve faaliyet kollarına bakıldığında öncelikle taşımacılık sektörü gelmektedir. 



    Ayrıca kurucu Roma Antlaşması'nın Ek I'nde yer alan ürünlerin üretimine, işlenmesine, pazarlanmasına bağlı faaliyetler ve ihracata bağlı faaliyetlere yönelik yardımlar kapsal dışı tutulmuştur. Bu bağlamda ihraç edilen miktarlara, bir dağıtım şebekesinin kurulmasına ve çalışmasına veya ihracat faaliyetine ilişkin cari harcamalara doğrudan doğruya bağlı olan devlet yardımlarında de minimis kuralı uygulanmamaktadır. Zaten bu ikinci hale uyan teşvikler DTÖ Anlaşması tahtında da yasak yardımlardır. 



    Son olarak da ithal ürünlerinde kullanılmamasına yol açan, diğer bir anlatımla ulusal ürünlerin kullanımını özendiren ve bunların tercih edilmesini sağlayan devlet yardımları de minimis kapsamı dışında tutulmuştur. 



    Öte yandan burada hatırılatılmasında fayda bulunan husus; Avrupa Birliği Hukuku ve AB-Türkiye Ortaklık Hukuku'nda milli ayrıcalık ilkesi bilindiği üzere zaten fevkalade yasak bir ilkedir.



    de minimis kuralı kapsamında bulunan devlet yardımlarının içeriği ve eşiklerine bakıldığında; Antlaşma'nın 87nci maddesinin birinci paragrafında belirtilen hallere uymamak kaydıyla ve 2nci ve 3üncü paragraflarda belirtilen hallere uymak koşuluyla de minimis kuralının çalıştrılabildiği görülmektedir. Nitekim bu nedenle bu yardımlar Antlaşma'nın 88nci maddesi 3üncü paragrafında öngörülen bildirim zorunluluğuna tabi değillerdir.



    Yukarıda belirtilen nitel faktörlerin dışında de minimis kuralının uygulanmasında çok önemli nicel bir faktör de mevcuttur: Aynı kuruluşa verilen de minimis kapsamına giren devlet yardımlarının toplamı üç yıllık bir dönem içinde 100.000 Euroyu aşamamaktadır. Bu tavan, yardımların şekli ve amacı ne olursa olsun uygulanmaktadır. 100.000 Euro'nun bulunması için kullanılan bütün rakamlar brüt, yani doğrudan vergilerden önceki tutarlardır. Teşebbüse verilen teşvik şayet devlet yardımından başka bir biçimde verilmişse, teşviğin parasal değerdeki tutarı brüt 100.000 Euro'ya eşdeğer olarak hesaplanmaktadır.



    Dilimler halinde ödenen yardımlar, veriliş tarihindeki değerine göre güncelleştirilmektedir. Güncelleştirme amacıyla kullanılması gereken faiz oranı söz konusu olduğunda, yardım tutarını hesaplamak için uygulanması gereken faiz oranı yardımın verildiği anda uygulanmakta olan referans oran olarak hesaplanmaktadır.



    Bir teşebbüse de minimis kapsamında devlet yardımı yapıldığında, devlet yardımını veren ilgili birim de minimis kuralı hakkında yardımı alan teşebbüse bilgi vermek zorundadır. İlgili teşebbüs de buna karşılık önceki üç yıl boyunca varsa almış olduğu de minimis kapsamındaki yardımlar hakkındaki bütün bilgileri eksiksiz olarak devlet yardımlarını izleyen ve denetleyen otoriteye bildirmektedir. Nitekim Üye devlet de bu yeni de minimis kapsamındaki yardımı ancak yardımın referans dönemi olan üç yıllık süre içinde alınmış bu çerçevedeki yardımların 100.000 Euro'yu geçmediğinin denetlenmesinden sonra vermektedir.



    Üye devletler devlet yardımlarını izleme ve denetleme otoritesi içerisinde de minimis yardımlarının izlenmesi için bir sicil oluşturmaktalardır. Bu sicilde bir mercii tarafından ilgili teşebbüse verilen her bir yardıma ilişkin tam bilgilerin bulunması zorunludur. Söz konusu sicil üç yıllık bir dönemi kapsadığı andan itibaren de minimis kapsamındaki yardımların yapılması sırasında teşebbüslerin bilgilendirilmesi zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.



    Üye devletler, vermiş bulundukları de minimis kapsamındaki yardımların uygulanmasına ilişkin bütün bilgileri kaydeder, bir araya getirir ve özenli bir biçimde saklarlar. Teşebbüslere verilen de minimis yardımlarına ilişkin bilgiler yardımın yapıldığı tarihten başlamak üzere on yıllık bir süreyle, de minimis yardımları rejimi diğer bir anlatımla yardım şemaları hakkındaki bilgiler ise söz konusu rejim çerçevesindeki son verilen yardımın verildiği tarihten itibaren on yıllık bir süreyle muhafaza edilir. Üye devletler, de minimis kapsamındaki yardımların koşullarına uyulup uyulmadığını, özellikle belirli bir teşebbüse verilen de minimis yardımlarının toplam tutarını belirleyebilmesi maksadıyla Komisyon'un gerekli gördüğü tüm bilgileri Komisyon'un yazılı talebi üzerine yirmi iş günlük süre içinde veya bu talepte belirtilecek olan daha uzun bir süre içinde Komisyon'a vermek zorundalardır. Bunun açık anlamı Türkiye'de de devlet yardımlarını denetleyecek ve izleyecek otoritenin her an Komisyon'a hesap vermek üzere hazırlıklı bulunması gerekmektedir.



    Avrupa Birliği'nde de minimis kurallarını düzenleyen Tüzük 31 aralık 2006 tarihine kadar uygulamada kalmaktadır. Bu tarihten sonra kuvvetle muhtemel yaşanan deneyimler doğrultusunda yehi bir Tüzük uygulamaya alınacaktır. Nitekim kurucu Antlaşma'nın 81inci maddesinin uygulanmasına ilişkin ortaya konulan de minimis kuralları zaman içerisinde üç defa değişikliğe uğramıştır. Öte yandan Tüzüğün geçerlilik süresi sonunda de minimis yardımı rejimleri altı aylık bir dönem boyunca yürürlükta kalabilecektir.

     


     

    1 Règlement (CE) no 69/2001 de la Commission du 12 janvier 2001 concernant l'application des articles 87 et 88 du traité CE aux aides de minimis, ATRG, L 10, 2001, s:30. 



    2 Editörün Notu: Madde 87 (1) İşbu Antlaşmada öngörülen kanıt hükümler saklı kalmak üzere, bazı ürünleri ya da bazı işletmeleri üstün duruma getirerek rekabeti bozan veya bozmak korkusu yaratan, devletler tarafından ya da hangi şekilde olursa olsun devlet kaynakları aracılığıyla yapılan yardımlar üye devletler arasındaki alışverişleri etkiledikleri ölçüde Ortak Pazar ile bağdaşmaz.



    3 Editörün Notu: Madde 87 (2) Ortak Pazarla şunlar bağdaşır:

    a) Ürünlerin kaynağına bağlı olarak bir ayrıcalık yapılmamak koşuluyla tüketicilere verilen sosyal nitelikteki yardımlar.

    b) Doğal afetler ya da öteki olağanüstü olaylar tarafından ortaya çıkan zararları kapatmaya ayrılan yardımlar.

    c) Almanya'nın bölünmesinden etkilenen Federal Almanya Cumhuriyeti'nin bazı bölgelerinin ekonomisine, bu bölünmeden doğan ekonomik dezavantajları gidermek için gerekli olduğu ölçüde yapılan yardımlar.

    3- Şunlar Ortak Pazarla bağdaşır sayılabilir:

    a) Yaşam düzeyi anormal derecede düşÃ¼k olan ya da önemli bir işşsizliğin hüküm sürdüğü bölgeler ekonomisinin kalkınmasını kolaylaştırmaya ayrılan yardımlar.

    b) Avrupa'nın ortak yararına olan önemli bir projenin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmaya ya da bir üye devlet ekonomisindeki önemli bir bozukluğu düzeltmeye ayrılan yardımlar.

    c) Alışveriş koşullarını ortak yarara aykırı olduğu ölçüde bozmadıkça, bazı faaliyetlerin ya da bazı ekonomik bölgelerin kalkınmasını kolaylaştırmaya ayrılan yardımlar. Bununla beraber, işbu Antlaşma'nın üçüncü ülkelere karşı ortak ticaret politikasını belirleyen hükümleri saklı kalmak üzere, yalnızca gümrük korunmasının yokluğunu karşılayabilmek amacıyla 1 Ocak 1957 tarihinde gemi yapımına ilişkin yardımlar gümrük vergilerinin kaldırılasına uygulananlarla aynı koşullar içinde giderek indirilir.

    d) Komisyonun önerisi üzerine Konsey'in nitelikli çoğunlukla alacağı kararla belirlenen başkaca yardım kategorileri.



    4 Editörün Notu: Madde 88 (3) Bu yardımları yapan ya da değiştiren projelerden Komisyon, görüşlerini zamanında bildirmesi için haberdar edilir. Komisyon bir projenin 87. maddeye göre Ortak Pazar ile bağdaşmadığı sonucuna varırsa önceki pragrafta öngörülen işlemi gecikmeksizin ele alır. İlgili üye devlet, bu işlem sonuçlanmadan önce tasarlanmış önlemleri uygulamaya koyamaz.

    5 Bu husus Türkiye gibi enflasyonun yüksek olduğu bir ülkede çok önemlidir.

    ESC Yayınları

    Yayın Sorumlusu
    Prof. Dr. Arif ESİN

    Adres
    Akaretler Sıraevleri
    S.Seba Caddesi No: 35
    Beşiktaş 80680
    İstanbul - Türkiye
    Tel: +90 212 2369656 (pbx)
    Fax: +90 212 2614196

    e-mail
    esc@escrc.com
    Web Sitesi
    www.escrc.com
    ISSN: 1302 - 4019